
UV sistemlerinizi çöp gibi görmeyi bırakın
Dürüst olalım: Çoğu UV dezenfeksiyon cihazı yerine konulmak üzere tasarlanmıştır. Satın alırsınız, bir süre çalışır ve sonra çöplükte sona erer. Eğer “sıfır kirlilikli üretim”den bahsediyorsak, sadece temiz çıktılara odaklanamayız. Donanımın kendisine de dikkat etmemiz gerekir.
Her altı ayda bir tehlikeli lambaları attığımız sürece “yeşil” bir tesis işletmek anlamsızdır.
Bulutlu camın sorunu
Bazı UV lambalarının nasıl giderek zayıfladığını fark ettiniz mi? Bu, güneşlenme sonucudur. Kuvars tüpü bulanıklaşır ve UVC ışığının işlevini yerine getirmesini engeller. Bu durum sinir bozucudur; çünkü lamba teknik olarak “açık” durumdadır, ancak hiçbir şeyi öldüremez.
Bunu önlemek için yüksek saflıkta sentetik kuvars kullandık. Cam karışımını ayarlayarak bu bozulmayı geciktirdik. Böylece lambanın verimi daha uzun süre korunuyor. Bu da sizin için daha az lamba değiştirme ihtiyacı ve daha az tehlikeli atık anlamına geliyor.
Sıcaklık en büyük düşman
Buradaki düşman sıcaklıktır. Tüpün uçları çok ısındığında elektrotlar buharlaşır. Camın üzerinde “siyah uçlar” görürsünüz ve ardından lamba çok erken yanar.
Bu sorunu çözmek için lambanın etrafındaki hava akışını iyileştirdik. Tabii ki bu durumda cihaz biraz daha fazla yer kaplar. Ama bunun karşılığında her lambadan %20 daha fazla verim alabilirsiniz. Bu kesinlikle kabul edilebilir bir durum.
Uzun vadede kullanım için tasarım
Ayrıca detaylara da dikkat ettik. Mümkün olduğunca cıva içeren malzemeleri kullanmadık ve ileride geri dönüştürülmesi zor olmayan malzemeler seçtik. Ayrıca bunları yerine takılabilen parçalar halinde tasarladık. Yükseltme yapmak için tüm sistemi sökmek zorunda kalmazsınız. Güç kaynaklarını da daha verimli hale getirdik; böylece HVAC sisteminizin ekstra ısıyla başa çıkmak için fazla çalışmasına gerek kalmaz.
Ancak bir uyarı: Eğer bunları havalandırması olmayan bir kutuya koyup %100 kapasitede çalıştırırsanız yine de bozulurlar. Hava akışı şarttır.
Ama doğru şekilde kurarsanız, bunlar artık sürekli satın almanız gereken “tüketim malzemeleri” olmaktan çıkıp gerçek bir altyapı haline gelir.